17–20 Ağustos'ta Samsun'daydık. T.C. İçişleri Bakanlığı AFAD'ın düzenlediği Dronla Arama Yarışması dört gün sürdü ve 81 ilden ekip topladı. Biz de bir stant kurduk. Ama dört günden geriye kalan asıl şey stant değil, sistemin gerçek bir arama senaryosunun içinde çalıştığını görmek oldu.
Yarışmanın kurgusu
Kurgu anlatınca basit görünüyor: alana önceden gizlenmiş objeler yerleştiriliyor, ekipler bunları dronlarıyla bulmaya çalışıyor, süre tutuluyor. Sahada işler öyle basit değildi. Ekipler hem geniş bir araziyi tarıyor hem de buldukları şeyin ne olduğuna ve tam olarak nerede durduğuna karar vermek zorunda kalıyordu.
Arama kurtarmada bir objeyi ekranda görmek işin yarısı. Diğer yarısı, o objenin nerede olduğunu bir başkasına doğru şekilde söyleyebilmek. Dron operatörü tepede bir şey görür, telsize sarılır, koordinatı okur; karşı taraf yazar. Arada geçen her saniye ve her yanlış rakam, sahada yürüyen ekibin boşuna attığı adıma dönüşür. Yarışmanın bizi ilgilendiren kısmı tam olarak burasıydı.
Dört gün ne yaptık
İlk gün klasik bir fuar günü gibi geçti: standı kurduk, gelen soruları yanıtladık, cihazları elden ele dolaştırdık. İkinci günden itibaren iş tanıtımın ötesine geçti ve ürünler yarışmanın kendi akışına girdi. Aşağıdaki üç adım, dört gün boyunca defalarca tekrarlandı.
Sahada işaretleme
Arama kurtarma personeli, dronla tespit ettiği objenin konumunu telefonundaki BosApp üzerinden işaretledi. Telsizle koordinat okumak yerine haritada bir noktaya dokunmak yeterliydi; işaret o anda ağa düştü.
Merkezde takip
Afet Koordinasyon Merkezi olarak kullanılan tırın içindeki İl AFAD Müdürleri, aynı işaretleri masaüstü yazılımımız BosLog'un haritasında anlık olarak gördü. Kimin nerede olduğu ve neyin işaretlendiği tek ekrandaydı.
Sapmanın ölçülmesi
İşaretlenen nokta ile objenin gerçek konumu karşılaştırıldı. Ekiplerin tespitlerinin ne kadar isabetli olduğu bu şekilde doğrulandı. Yarışma için olduğu kadar bizim için de anlamlı olan sayı buydu.
Koordinasyon tırının içinden
Tırın içi dardı ve kalabalıktı. Baretler masaya bırakılmıştı, birkaç dizüstü açıktı, telefonlar sürekli çalıyordu. Bir afet koordinasyon merkezi tam da böyle görünür: kimse ekrana bakmak için orada değildir, herkes bir sonraki kararı vermek için oradadır.
BosLog'un o ortamdaki işi sade. Sahadaki herkesi ve işaretlenen her noktayı tek bir haritada toplar, kimin nerede olduğunu ve en son ne bildirildiğini gösterir. Yarışma boyunca müdürler ekrandaki işaretleri kendi kayıtlarıyla karşılaştırdı ve sapmaları doğruladı. Bir ürünün işe yarayıp yaramadığı en net böyle anlaşılıyor: kimse size ürünü sormuyor, doğrudan ekrandaki veriye bakıp karar veriyor.
Rakamlarla dört gün
Standın arkasında konuşulanlar
Dört gün boyunca yüzlerce kişiyle konuştuk ve neredeyse hepsi aynı yerden başladı: "Telefon çekmeyince ne oluyor?" Bu soruyu soran insanlar bunu merak ettikleri için değil, cevabını sahada zaten yaşadıkları için soruyorlar. Deprem sonrasında baz istasyonlarının düştüğü saatleri anlatan çok kişi vardı.
Cevabımız da o yüzden gösterilerek veriliyor: iki telefonu uçak moduna alıyoruz, BosMag'leri takıyoruz, mesaj gidiyor. BosNets cihazları birbirine bağlayan bir örgü ağ kurar ve mesajı radyo frekansı üzerinden taşır; internet ya da GSM olmadığında da çalışması bundandır. Bunu anlatmak beş dakika sürüyor, göstermek otuz saniye.
Yarışmanın sonunda 100'ün üzerinde AFAD çalışanı BosApp'e kayıt olmuştu. 81 ilden gelen ekiplerle aynı anda konuşabilmek, bizim için normalde aylar sürecek bir saha turuna denk geldi.
Geriye ne kaldı
Bir ürünü ofiste test etmekle sahada çalıştırmak arasındaki fark, listelenebilecek bir fark değil. Ofiste senaryoyu siz kurarsınız; sahada senaryo size kurulur. Samsun'da güneşin altında dört gün boyunca çalışan bir sistem, bizim kendi test odamızda kurabileceğimiz hiçbir şeye benzemiyor.
Aldığımız notların bir kısmı doğrudan geliştirme listesine girdi. Bir kısmı ise şunu bir kez daha doğruladı: kritik anda kimse ürün arayüzüyle uğraşmak istemiyor. İşaret koymak tek dokunuş olmalı, merkezdeki ekranda gecikmeden görünmeli, bu kadar.
Bizi ağırlayan AFAD ekiplerine ve standımıza uğrayan herkese teşekkür ederiz. Afet ve acil durum operasyonlarında sahayı teknolojiyle güçlendirmeye devam ediyoruz.